YPJ Kadın Savunma Birlikleri

Ölüm ve Yaşam Arasındaki İnce Çizgide Başarıya Kilitlenmek

0 173

Bazen insan yaşamın basit olduğunu düşünür lakin yaşamı gerçek anlamıyla yaşamanın ne olduğunu bilmeyenler, basitleştirir yaşanılacak ya da yaşanılması gereken yaşamı. Yaşam uğruna verilen kavga o kadar acımasızdır ki en değerlilerini dahi uzaklaştırır senden. O’nlar ölümü anlamlı kıldı hatta yaşam uğruna öylesine amansız savaştılar ki… Ölüme göğüs gerip çoğu zaman cansız bedenleriyle utandırdılar ölümü. Anlatmak için cümleme sığdıracak kelime bulamıyorum. Yaşanan bu gerçekleri ancak onlar ve onların direnirken üzerine ayak bastıkları bu topraklar bilir. Ha birde bu kadim topraklar üzerinde yaşayan kadınlar, yaşlılar, çocuklar, babalar en çoğu da analar bilir oğul ve kızlarının o asaletli duruşlarını.

Bazen insan öylesine karmaşık duygulara kapılır ki kendi içinde yaşadığı duyguyu isimlendiremez. Bazen de isimlendirdiği halde ne olduğunu bilmez aslında. Fakat onlar yani özgürlüğe kendini bütün varlıkları ya da benlikleriyle adayan savaşçılar en anlamsız gördüğümüze bile öylesine büyük anlamlar yüklemişler ki, insan gördüğünde ya da kendilerinden duyduğunda bu gerçek midir dercesine düşünür. Sonra bir bakarsın ki aslında binlerce örneğine rastlarsın. Bir gün bir savaşçıyla oturup konuştuğumuz da şöyle anlatıyor savaştan bir anısını “ Heval dema em di gruba êrîşêde bûn çeteyên li beramberî me weke hovan bûn lê min li hevalên me mêyze dikir her yek ji wan bejna wan bi qasî nêviyê wan çeteyan jî tinebû. Lê dema me li wan çeteyan dixist ew çete ji ber hevalan direviyan ’’ diyerek ağız dolusu gülüyordu. Birden düşündüm aslında ölümle yaşam arasında ki o ince çizgiyle bile savaşırken, demek ki onların düşüncesinin ucundan bile geçmiyor hayata veda etmek. Aslında burada görülen zafere kilitlenmenin en açık ruhudur.  Bu bir gerçekti aslında çünkü DAİŞ tüm dünyaya korkusunu salarken tüm dünyanın gözleri önünde onların karşısında duran Kürt halkının evlatları oldu. Rojavada öylesine asi duruşlarla karşılaştım ki kendi kendime diyorum ki aslında, bu asilikleridir insanlığın düşmanlığına başkaldıran ve en kritik bir yüzyılda, adını, şanını tüm dünyaya duyuran.

Kentin en yoksun mahallelerinde, barbarlığa şahitlik eden meydanlarda, zulme başkaldırdı bu ovalar. Ölüm demiştim ölüm… adı bile duyulduğunda çoğu insanın içini titretir. Fakat onlar tereddütsüz yürüdüler ölüme doğru. Çünkü onlar,  bir yaşam söz konusuysa bunun için bedel vermenin gereklilik olduğunun bilincindeydiler. Tarih tekerrürden ibarettir der geri düşünce. Fakat tekerrür olmasın diye tarih, Kürdistan’ın her yerinden akın etti Kürt gençleri Rojavaya. Bu seferde kazanan insanlık oldu. Çoğu zaman yüreğim titriyor, gözlerim doluyor, düşüncelerim alt üst oluyor adeta, acıtıyor aslında canımı, canını bu topraklara teslim eden anaları, babaları, savaşçıları, bazen de annesiz, babasız kalan çocukları gördükçe. Hissedilmelidir bence bu topraklara atılan her bir adım. Hissedilmelidir ki dokunmasın onlara ve incinmesinler diye.

Genç kızlar upuzun örgülerini sırtlarına salarak güleç yüzleriyle savaşa doğru yürürken hayran bıraktılar dünyayı kendilerine. Her bir başarıya adım atıklarında çekilen halaylarda onların zılgıtları çınladı kulaklarda. Kimisi nedir YPJ’yi bu kadar cesaretli kılan sorusunu sorarken bana göre onların yaşama olan sevda ve tutkuları anlaşılsaydı eğer, bu soruyu sormanın ne denli anlamsız kaldığı anlaşılırdı.

19 Temmuz Kobani de başlayan Rojava Devrimi günümüzde tüm dünyaya adını duyurarak, hegemon güçlerinin de büyük korkusu olmuştur. Rojava Devrimini tüm dünya halkalarına bir model olduğu gerçekliktir. Bunun yanında devletçi zihniyetin de yıkımı demektir. Bunun için de hazmedilmesi özelde T.C için ve tüm iktidar güçleri için zor olmuştur. Günümüzde de Türkiye Devleti tarafından barış içinde birlik olan halkalar üzerine tehditler yağmakta. Fakat şu da bilinmelidir ki Xebatlarla başlayan bu mücadele nasıl ki Avesta, İlan ve Polatların ruhu ile zirveye ulaşmışsa bu ruhun canlı tutulması da onların ardından kalan özgürlük savaşçılarının fedai ruhu ile korunacaktır.         Ülkem Bahoz

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.