YPJ Kadın Savunma Birlikleri

Nesrin Abdullah: Dünya kadınları ortak savunma mekanizması kurmalıdır

0 216

Mevcut egemen sistem ve zihniyetin asla kadınlar için bir koruyucu güce dönüşmeyeceğini vurgulayan YPJ Sözcüsü Nesrin Abdullah, dünya kadınlarının ortak bir savunma mekanizması geliştirmesi gerektiğini söyledi.

YPJ Resmi Sözcüsü Nesrin Abdullah, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde dünya kadınlarının oluşturabileceği ortak savunma mekanizması ve kadınların faşizme karşı sürdürdüğü mücadeleyi değerlendirdi.

Nesrin, konuşmasına Kuzey ve Doğu Suriye’deki mevcut hassas süreçte destek olanlara teşekkür ederek başladı. Tüm dünyada şiddete maruz kalan kadınların yaşadığı duruma değinen Nesrin, “Kadınların artık stratejik konuları tartışması gerekir. Kadınların karşılaştığı mevcut sorunların aşılması için daha büyük bir enerjiye ihtiyaç var” dedi.

‘BU GÜN MÜCADELENİN YÜKSELTİLDİĞİ GÜN OLMALIDIR’

Mevcut zihniyet ve sistemin asla kadınlar için bir koruyucu güce dönüşmeyeceğini vurgulayan Nesrin, “Kadınların karşılaştığı sorunların çıkış kaynağı zaten sözünü ettiğimiz egemen zihniyettir. Bu erkek akıllı sistem adaletli, eşit ve demokratik olduğunu iddia ediyor. Ancak durum böyle değildir. Mevcut durum da bunun ispatıdır” şeklinde konuştu. Her günün kadına şiddete karşı mücadele günü olması gerektiğini vurgulayan Nesrin, “Kadınlar, maruz kaldıkları sorunların üzerinde durmalıdır. Bu gün mücadelenin yükseltildiği gün olmalıdır. Bu gün kadınlara hizmet eden ortak kararların alındığı gün olmalıdır”

‘ORTAK SAVUNMA MEKANİZMASI OLUŞTURULMALI’

Tüm dünya kadınları için ortak savunma mekanizmasının önemine vurgu yapan Nesrin, “Böyle bir mekanizmanın varlığı, başta Ortadoğu olmak üzere dünyadaki tüm savaşları da bitirecektir” dedi. Kadınların karşılaştığı sorunları aşmak için uygun çözüm yollarını çok kolay yaratabileceğini söyleyen Nesrin, “Bahsettiğim savunma mekanizması sadece askeri anlamda anlaşılmamalıdır. Savunmanın birçok yönü vardır. Bunlar siyasi, toplumsal ve hukuki olabilir. Bu mekanizma, sadece kadını değil toplumun her kesimini koruyan ve haklarını savunan bir sisteme dönüşür” ifadelerini kullandı.

‘MEVCUT ZİHNİYETİN YÖNETTİĞİ KADIN KENDİNİ SAVUNAMAZ’

Êzidî kadınların 2014 yılında Şengal’de maruz kaldığı insanlık dışı uygulamaları hatırlatan Nesrin, “Mevcut zihniyet ve erkek egemen sistem tarafından yönetilen kadının, kendisini koruyamadığını gördük. Bu durum DAİŞ’in Şengalli kadınlara dönük saldırısında herkes tarafından görüldü. Bu konu önemlidir ve kadınlar bunun üzerinde yoğunlaşmalıdır” şeklinde konuştu.

‘YPJ OLMASAYDI ROJAVA’DAKİ KADINLARIN DURUMU NE OLURDU?’

Şengalli kadınların maruz kaldığı saldırıların aynısının Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşandığını söyleyen Nesrin, “Kuzey ve Doğu Suriye’de YPJ olmasaydı kadınların durumu ne olurdu?” diye sordu. YPJ’nin sadece askeri bir güç olmadığını vurgulayan Nesrin, “YPJ, toplumsal bir güçtür ve savunma kültürünün her alanda gelişmesini sağladı. Bu da toplumun her alanını etkiledi ve çetelere karşı birliği güçlendirdi” dedi.

‘YPJ, YENİ YAŞAM FELSEFESİNİN TEMSİLCİSİDİR’

Erkek egemen zihniyet tarafından yok sayılan kadınların YPJ sayesinde kendi öz gücünün farkına vardığını belirten Nesrîn, “YPJ, ideolojik bir mücadeleye sahiptir. YPJ savaş koşullarında doğdu. Savaş dursa bile bu ideolojik mücadele devam edecektir. YPJ, tüm kadınları kapsayan yeni yaşam felsefesinin temsilciliğini yapıyor” dedi.

‘HEVRÎN XELEF, ÖZGÜR KADIN KİŞİLİĞİNİ TEMSİL ETTİĞİ İÇİN KATLEDİLDİ’

Kadınların direnişin her alanında öncü olduğunu söyleyen Nesrin, şöyle devam etti: “Bunun en iyi örneklerinden biri Şehit Hevrîn Xelef’tir. Hevrîn, köleliği kabul etmeyen özgür kadın kişiliğini temsil ettiği için katledildi. Yine Aqîda anne toplumsal alandaki direnişinde, savaşçımız Amara teslimiyeti kabul etmedikleri için canlarını feda etti. Yine yüzlerce savaşçı, cephelerde direniş içerisinde. Bu yüzden Kuzey ve Doğu Suriye’den yükselen bu örnek büyütülmeli ve tüm dünya kadınları bu mücadeleyi esas almalıdır.”

‘İŞGAL SALDIRILARIYLA KADIN İRADESİ HEDEF ALINIYOR’

YPJ Sözcüsü Nesrin Abdullah, kadınların 9 Ekim tarihinden bu yana Türk devleti ve DAİŞ/El-Nusra çetelerinin barbarca saldırılarına maruz kaldığını belirterek, “Bu saldırıların temel hedefi, kadın iradesidir. Türk devleti ve çeteleri, saldırılarında 21 kadını barbarca katletti. Yine 40 kadın savaşçı, direnişte şehit düştü” dedi. İşgal saldırıların planlı olduğunu belirten Nesrin, “Bu saldırılar ile direnişçi kadın iradesi yok edilmek isteniliyor” dedi.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın direnişinin tüm dünyayı etkilediğini belirten Nesrîn, mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini söyledi.

ANHA

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.