YPJ Kadın Savunma Birlikleri

Bir Anne, Bir Savaşçı

0 337

Bêrîvan Cizîrî
Rojava Devriminde YPJ Savaşçısı Nişa gibi birçok insan vardır. An geldi baba ve oğullar aynı mevzilerde savaştılar. An geldi Anne oğul, kız hepsi silah kaldırdı topraklarını korudular. Hala da Rojavada örgütlü olan HPC (Hêzên Parastina Cewherî) sürmektedir. Bunun oluşumu halktan oluşmaktadır. Ve birçok yerde de baba oğullar, kız kardeşler, Amca çocukları kısacası çekirdek aileden tutalım geniş aileye kadar HPC, QSD, YPG ve YPJ de yerini almaktadırlar. YPJ savaşçısı Nişa da bunlardan birisidir. 19 yaşında evlenip bir kız çocuğu sahibi olan Nişa Afrin savaşının başladığı süreçte Eşinin yurtseverliği toprağına olan bağlılığı, Türkmen, Arap, Kürt ve Süryani kesiminin halkların kardeşliği dostluğu ile sürdürdükleri yaşama olan inancı aşkına Türk İşgalci Ordusu ve DAİŞ çetelerinin saldırısına uğrayınca YPG saflarına katılır. Bir ay süren savaşta ölümsüzler kervanına katılır. Onun bu onurlu direnişi ve birçok arkadaşının sürdürdüğü özgürlük savaşında şehit düşen arkadaşlarının İntikamını almak, onların sürdürdüğü bu onurlu mücadeleyi sahiplenmek ve devam ettirmek için Nişa YPJ saflarının yolunu tutar. Bir buçuk yaşında olan kızı için gelgitler yaşasa da gözler önündeki hakikati anlayınca hiçbir şeyi engel yapmadan öncü kadın olmak, hakikatin sırrına erişmek için kendini eğitme geliştirme ve ne olursa olsun Afrini tekrardan özgürlüğüne kavuşturma hedefindedir.
“Ülkem ve şehitler için savaşmalıyım”
Nişa Yiğit Botan Şöyle başladı konuşmasına; “Toplumda kadın sadece okumak, evlenmek ve çocuk sahibi olmak için yetiştirilmektedir. Aile ve devletin etkisi kadınların üzerinde bulunmaktadır. Bende üzerimde bulunan bu baskılardan kaynaklı evlendirildim. Bir buçuk yaşında bir kızım var. Evlendiğim ilk yıl sürecinde Afrin de savaş başladı. Eşim afrin savaşına katıldı. Afrin savaşının ilk ayında eşim şehit düştü. Eşim ve birçok arkadaşın şahadetinden çok etkilendim. Aileler her ne kadar yurtsever olsalar da kadınların savaşa katılmaları özelde de evli olanların katılmalarını istemiyorlardı. Toplumumuz var olan gerçekliğe şahitlik edince YPG ve YPJ’yi tanıyınca anlam verdiler. Mücadelem sonucu ben YPJ’ye katılmak eşimin silahını kaldırmalı ve intikamını almalıyım dedim. YPJ’ye ilk katıldığımda şöyle bir ön yargı oldu kendime karşı; belki ben yapamam zordur bir kızım var bunlar engel yapabilir. Fakat katıldıktan sonra YPJ kadın çizgisini tanıdıkça İradem gelişti, güçlendim kendime olan özgüvenim büyüdü. Birebir bunları yaşayıp gördükçe Ülkem ve şehitler için savaşmalıyım bir insanın hedefleri varsa hiçbir şey engel değildir dedim.”
“Kadın her yerde öncüdür, belirleyicidir”
Botan son olarak şunları dile getirdi; “Özelliklede bir Süryani kadın olarak partiyi fazla tanımıyordum. Her ne kadar bir tanıma olsa bile yetersizdi. Çünkü Süryaniler hep yalnız bırakılmıştı. Kendilerini ne Arap ne de Kürtlere yakın görürdük. Nasıl söylesem kavim olarak yalnız bırakılmıştık. Önder Apo’nun felsefesi ve ideolojisi ortaya çıkınca aslında yalnız olmadığımızı anladık. Bir Süryani kadın ve Anne olarak YPJ’ye katılmam, Önder Aponun felsefesi ve ideolojisini tanımak, YPJ hangi esaslar üzerinde kuruldu; ezilen bütün halklar ve halkların kardeşliği için olduğunu anladım. Önderliğin de perspektifi bu temeldedir. Gerçekten bunlar önemlidir. Kadın her yerde öncüdür. Yaşamın her anlamı ile siyasi, toplumsal, yaşamsal ve savaşta hep belirleyicidir. Bu benim için çok önemlidir. Bu nedenle Afrini geri almak bizim hedefimizdir. Tekrardan halkların bir arada yaşaması topraklarına dönmesi için savaşacağım.”

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.