YPJ Kadın Savunma Birlikleri

Halkların birliği, özgür bir geleceğin garantisidir

0 136

Halkımıza ve kamuoyuna!

15 Ağustos 2016 günü Minbiç’te özgürlük sembolünün görüntüleri kadın ve halkların mutluluğuyla görkeme kavuştu. Şehitlerin amacı doğrultusunda halkların bayramı anlamına gelen Demokratik ulusun yaşam bulması savaşçıların büyük emek ve mücadele stratejisiyle gerçekleştirildi. Toplumun ahlaki ve politik değerlerini inançla temsil eden halkların birlikteliğinin toprağını yaratan başta Minbiç şehitleri olmak üzere tüm mücadele şehitlerini saygıyla anıyor onların yarattığı devrim değerlerini koruma sözünü veriyoruz.

Rojava devriminden Minbiç’e uzanan kadın öncülüğü Kuzey ve Doğu Suriye’de kurtarılan alanlarda halkların özgürlük ve örgütlenme bilincini geliştirmiş yine Ortadoğu’da halkların bayramına kapı aralayan ilk özgürleştirme hamlesi Minbiç olmuştur. Burada mücadele eden, DAİŞ’e karşı başkaldıran ve direniş ruhuyla erkeğin egemen zihniyetine karşı duran savaşçıları karşılayan Minbiç halkı DAİŞ çetelerinin insanlığın dünyasında yarattığı korku imparatorluğuna karşılık kendisine biçilen karanlığı yırtıp özgürlüğün ifadesi olarak zafer sevincini belirtmiştir. DAİŞ çetesi nasıl ki vahşetin en koyu hali oluyorsa Minbiç’te kadın şahsındaki kurtuluş da halkaların özgürlüğe dair aldıkları nefesin adı olmaktadır. Bu kazanımın yarattığı birlik ruhu ise halklar şahsında özgürlüğün zaferine dönüşmüştür.

Kurtuluşunu ilan eden Minbiç halkı, Demokratik ulus çerçevesinde kendi sistemini kurup yaşama geçirdikten sonra halklar için en doğru sistemin bu olduğuna inanarak meşru savunmasını daha da güçlü gerçekleştirmişlerdir. Minbiç’in kurtuluşuyla kadın devrimi öncülüğünde gelişen ve büyüyen ordulaşma hamlesi kadınlarda öncelikle YPJ’nin Minbiç’te ordulaşmanın temelini oluşturması daha sonra ise Minbiç Askeri Meclisini kurmasıyla, özgücüne güvenen çok yönlü bir ordu olabilmiş ve gelişecek saldırılara karşı kadın öncülüğünü yaratmasında rol oynamıştır. Geri güçlere karşı savaşan ve kazanan bir savunma gücü olma iddiası yaratmıştır.

Bugün bölgemiz yine bir provokasyon ve komplo ile yüz yüze. Gerek dağılan Baas rejimi gerekse de işgalci Türk devleti demokratik ulus projesini boşa çıkarmak için ve halkın gençlerinden uluşan QSD gücünü dağıtmak için her türlü kirli yöntemleri kullanmaktadırlar. Bu yüzden bugün her zamandan daha çok bilinç ve örgütlülük gerektiriyor. Bu komploları boşa çıkarmak için güçlü bir birlik ve birliktelik gerekmektedir. Bu birlik özgür bir geleceğin de garantisi olacaktır.

Çetelerin vahşeti kadın şiddetinin zirvelere ulaştığı günümüzde de ulus devletin dayandığı zihniyet geriliğinin gerçek yüzünü yansıtmakta ve aynı zihniyetin devamı olmaktadır. Başta işgalci ve katliamcı Türk devleti olmak üzere, sistem kurucusu olan Hegemonik güçler kadın değerlerine saldırmaktadır. Bu saldırıların amacı aynı zamanda kadın devrimi şahsında halk devriminin kazanımlarını hedeflemek olsa da kadınların özgürlükteki kararlılığı ile halkların birliği ruhsal, inançsal ve tarihsel olarak hep canlılığını koruyacaktır.

Bugün hala süregelen DAİŞ tehlikesi bizim için mücadele edilmesi gereken bir görev olup DAİŞ çetelerini etkisizleştirme hamleleriyle halklar için demokrasinin ve özgürlüğün kazanımlarını baki kılmaya devam edeceğiz. Kadınların mücadele kazanımlarını korumak için, ne bedel isteniyorsa vermeye hazırız. Verilen bedeller karşısında mücadelemizi çağ atlatacak düzeyde büyütme iddiasıyla Şehid Koçerin gibi fedai yoldaşlarımızı yaşam meşalemiz olarak görüyor kadın ve halk örgütlülüğünün gücüyle Şehid Bengi Muş, Dijle, Arjin, Amara, Özgür,  Eylem, Bêrîvan ve Ebu Leyla şahsında tüm şehit yoldaşlarımızın umut ve hayallerini yerine getireceğimize dair bir kez daha sözümüzü yineliyoruz.

YPJ Genel Komutanlığı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.